11 Ocak 2011 Salı

Bolu

Bizim minik kuş bu hafta sonu da yollardaydı...
Ani bir kararla cumartesi sabah tostlarımızı yaparak Bolu'ya doğru yola çıktık. 


Yollarda tam anlamıyla görsel bir şölen vardı... Ya Rabbi ne güzel yaratmışsın, insan gezip görmeyince haberi olmuyor! 
Misafiri olduğumuz Serhat Amcasının evinin her köşesini araştırdı hanım, keşfediyor yaa:)

Çok şükür sosyal bir çocuk olan Zynp Hnn hemen evsindi burayı. Yattı, yuvarlandı, ev halkıyla oyunlar oynadı. Zaten evsinmemek de garip olurdu, çünkü -Allah onlardan razı olsun- çook iyi bir ev sahibiler. Her gidişimiz de acıkmadan serilen sofralar, çeşit çeşit yemekler, hoş muhabbet, güler yüz...

Gölcük;





Abant;






Hoşcanlar Köyü :)


Bu dolap kapağı aslında anı defteri!:) Gerçekten... Üzerinde önemli olaylar ve tarihleri yazıyor. Mesela aşağıdaki gibi;
:)

İşte bu da enfesss köy kahvaltısı, özellikle de patates kızartması... Tabii sıcak köy ekmeği ve tereyağı da harika, katmeri de :)

Bu da dışarıda kurulan ocak...


Yayla;

<
>

Yayla gerçekten farklı bir yerdi. Hele ki sonbahar da... Bir ağacın kaç farklı renkte yaprağı olur dersiniz?! Görülmesi gereken bir yer... 

Dönüş yolundan :)



Hiç yorum yok:

En Son İki Kızım Vardı!

Kalıcılık için "kalem" şart. Ertelediklerimin yarısı uçup gidiyor. Ara verdikten sonra yeniden yazmak heyecanlı ve garip. Ar...