11 Mayıs 2011 Çarşamba

Zamane Böcekleri

Yaşadığımız çağın en belirgin özelliği; zaman baskısı ve hız !
Bundan 100 yıl kadar önce elektrik yoktu. Yaşam daha yavaş ve sindirilebilirdi.



Ananem anlatıyor da; akrabalarından biri saray da çalışıyormuş, memlekete geldiğinde "bir düğme var, basınca her yer bir anda aydınlanıyor" diye anlatıyormuş da "hadi canım" diyorlarmış... Şimdi bu hıp hızlı değişime şahit olan ananem, bu hıza yetişemiyor! Sobalı evinde, radyosu ve Kur'an'ı, ona her şeyden çok huzur veriyor... Söz ananem-den açılmışken; örnek bir osmanlı kadınıdır kendisi... En önemli özelliklerinden biri de; henüz, ufacık bile olsa, israf ettiği görülmemiştir. Çok konuşarak değil, yaşayarak örnek olanlardan... (Başka bir yazıda ayrıca bir ara ananem-i anlatmak isterim...)
Endüstri devrimiyle öyle bir değişim oldu ki, artık geceleri de gündüzmüş gibi yaşar olduk. Böylelikle kendimize az, çalışmaya çok vakit ayırmaya başladık. . Bunların sonucunda da toplumsal yapı değişti, stres düzeyi yükseldi ve kültür etkilendi. 




Kalan kısmı doğrudan Nevzat Tarhan Hoca'nın kaleminden okuyalım:

"Bizim yaşadıklarımıza benzer bir durumu böceklerin dünyasında da görmek mümkün. Ormanlardaki böcekleri yok etmek için kullanılan zehirli ilâçlar, yeşil alanları kurutuyor. Tabiattaki denge içinde, orman zararlılarını kuşlar tüketiyor. Bir kuş yavrusu büyüyünceye kadar 15 bin civarında böcek yiyor. Bu da fazla böceklerin yok olmasını sağlıyor. Fakat kuşlar azaldığı zaman böcekler çoğalıyor ve orman zarar görüyor. Kuşların doğal biçimde yaptığını sağlamak için kullanılan ilâçlar, içme suyuna karışarak böceklerden daha fazla zarar veriyor.

Aynca böcekler, kendilerine verilen kimyasallara karşı bir-iki nesil sonra genetik direnç kazanıyorlar ve ilâçlar artık tesir etmiyor. Böylece yetkililer ilâç dozunu yükseltiyorlar ve bir kısır döngü yaşanıyor.

İşte, insan için de durum böyle. Kişi, kendisine dayatılana karşı savunma ve direnç geliştiriyor. Fakat bir şey özendirilerek sunulduğunda, baskıya gerek kalmadan değişim talebi oluşabiliyor.

İnsanın elinde, sunulan değerlerin sahip olduğu kültürel kimliğe ne derece uyduğunu tespit etmek için başvuracağıkültür ölçeğinin olması önemlidir. Kimliğine müdahale edilen bir çocuk dahi olsa, kültürel bilinç yerleştiğinde kendini koruyabilir. Fakat insanın varlığını tanımlayan nitelikler bütünü yoksa, inandığı doğrular rahatlıkla değiştirilip bir müddet sonra özendirilen topluluğun üyesi hâline getirilebilir."

Hiç yorum yok:

En Son İki Kızım Vardı!

Kalıcılık için "kalem" şart. Ertelediklerimin yarısı uçup gidiyor. Ara verdikten sonra yeniden yazmak heyecanlı ve garip. Ar...