8 Mayıs 2013 Çarşamba

Bunu Yazmalıyım...

Aylardır yazamıyorum.
Hayatım/ız tamamen değişti.

Yazmayı çok istiyorum fakat yaşadığım çok şey yazılası olduğundan en baştan başlayayım diye daha müsait  bir zamana erteliyorum...

Ama bunu yazmalıyım. Çünkü hep söylenen, çok söylendiği için de anlamını yitiren bir şey bu...

Savaşın ortasında bir aile; baba Muhammed, anne Kadir ve çocukları Hasan, Ömer, Yemen ve Lujeyn... Her an birini kaybetme korkusu ve artık dayanılamayan hal!.. Yanlarında getirebildikleri iki yavrularıyla sığınmışlar buralara... 11 yaşındaki Hasan ve 9 yaşındaki Ömer dedelerinin yanındalar hala, Kadiir "gelecekler inşaAllah" diyor... Ne güzel bir yüzün ve tebessümün var güzel anne Kadir!... Rabbim sabrının sonunda mutlaka ecrini verecek... Biliyorum...

Minik Lujeyn 19 aylık bir kız çocuğu, Yemen ise 7 yaşında... Şaşkınlar, muhtemelen neler olduğunu anlamıyorlar, yok yok anlıyorlar aslında.. Neyse!... Ve başlarında tedirgin fakat bunu onlara yansıtmamak için gülümsemeye çalışan baba Muhammed...

Evet Suriyeli bir aile...
Hiç bir şeyleri yok!
Buradaki ÇadırKent'te yer yok, sıra bekleyen 2000+ kişi var. Tabir-i caizse ortada kalmışlar. Can havliyle gelmişler. O kadar.

Biliyorum Allah'ım bu sınav onlardan çok bizim sınavımız... Bize bakıyorsun; ne yapacaklar bu durum da, diye.. Devran dönmez sanan bizlere...

Kalacak, başlarını sokacak bir yere ihtiyaç var fakat kimse ev vermek istemiyor 'Suriyelilere'!! Önyargılar...Ötekileştirmeler... Öyle şeyler işte...

Ama hamdolsun herkes de öyle değil... İki oda bir yer bulduk sonunda, derme çatma da olsa.. "Şükran şükran..." Ve bir kaç saat içinde ocak, yatak, halı, kanepe, bir kaç sandalye, perde, mutfak gereçleri ve erzak... Asgari şeyleri tamamladık hamdolsun, bir buzdolabı kaldı acil olarak. Tüm mahalle için olağanüstü bir hal idi... Hemen yayıldı tüm mahaleye, sokaktaki komşular yeni "Suriyeli" komşularını görmek için kapının önünde bir türlü bahaneyle geçmeye başladılar! :) Sevimlilerdi, inşaAllah hep öyle kalırlar...

Evet yardım kuruluşları çok güzel işler yapıyorlar. Fakat bu kez 5 tl gönderip bağış yaparak değil, bisküvi ve sütü ellerimle Lujeyn'e vererek yaşadım bunu!.. Yatak olarak kullanacağı kanepe gelince Yemen'in yüzündeki o koca gülümsemeyi görerek yaşadım bu sefer... Lujeyn çok acıkmıştın değil mi, o yüzden bisküvileri görünce abinle beraber önce annene bakıp "ma maa" deyip yine çok hoş bir kibarlık ve sevinçle yedin onları... Ya Yemen, hemen kanepenin üzerine oturup, oturduğun yerden gülücüklerle zıplaman kanepenin üzerinde... Yeniden bir ev değil mi, bomba yok, ölü yok, kan yok!.. Olmaz inşaAllah...

Çok tatlıydınız çok.. Sarıp sarmalayasım geldi sizi... O an, ancak yaşanınca bu kadar etkilerdi insanı heralde, öyle de oldu...


Utandım kendimden, şımarıklığımdan, bunca şeyi böylesine normalleştirip, duyarsızlaştırıp, görüp duyup da hiç bir şey yokmuş gibi hayatıma devam edişimden!... Kimin ne olacağı bilinmez. Neyimize güvenşyoruz bilmem ki!... Sizde dün bizim gibiydiniz belki de daha iyi bir halde...

Bir kaç saat koştuk koşuşturduk, toparladık ve hamdolsun onlarında başlarını sokacak bir yerleri oldu. Ve ben biliyorum ki aslında böyle bir durumla doğrudan karşılaştığımızda hepimiz aynı çabayı gösteriririz ve aslında çok daha fazla insana yardım sağlayabilecek kapasitemiz var. Ne yazıktır ki kullanamıyoruz bunu..

Muhtemelen bu gece;
Yardım edebilmenin - bizim dışımızda üçüncü kişilere fayda sağlayabilmenin iç huzuru ile rahat rahat uyuyacağız...
Kıymetli anne Kadir kafasını yastığa koyduğunda kalan iki yavrusu Hasan ve Ömer'i düşünüyor olacak, baba Muhammed bundan sonra ne olacağını...
Yemen ve Lujeyn... Rahat uyur inşaAllah bu gece....

Yandaki resim kaldıkları evin sokağından bir fotoğraf...
Şimdi sürekli onların yanına gidesim geliyor! :)

Bu dem de dil bilemediğime çok üzüldüm. Çat pat kelime bilmekle olmuyormuş. Ya da soru sorduğunda, verilen cevabı anlamak için bir kaç ezberden fazlası gerekiyormuş... En enn kısa zamanda öğrenmeliyim.. Hatta başka başka bir çok dili, İngilizceyle sınırlı yabancı dil çeşitliliğimizi(!) geliştirmeliyiz...

10 yorum:

NasılAnne dedi ki...

gözlerim dolu dolu okudum.. Rabbim sizin gibi insanların sayısını arttırsın insaallah.. darda kalana yardım etmek ne kadar huzur vericidir. hele o masum yavruların sevinci, Rabbimin rahmetine vesiledir insaallah.. ne mutlu elinize gecen fırsatı degerlendirmissiniz, sizin adınıza çok sevindim :)

aileBiz dedi ki...

Çok sağolasın güzel anne..
"Bak yardım ettik de bir evleri oldu!" değil de, "ÇOK ŞÜKÜR ALLAH'A BİZİ VESİLE KILDI.." diyorum gerçekten..
Rabbim hepimizi, bol bol güzel işlere versile kılsın inşaAllah:)

HaKiKaT DiLeNCiSi dedi ki...

Maşallah... Ayağınıza kadar gelmiş sevap... Allah o durumdaki insanların karşısına daha daha çok sizler gibileri çıkarsın... İyi ki paylaştın bizimle..

aileBiz dedi ki...

Çok etkilendim cananım..
Bizim gibiler, farkımız yok.. Hele çocuklar!...
Allah hepimizi böyle güzel işlere vesile kılsın inşaAllah..

Adsız dedi ki...

Masaallah.. Rabbim sizden ve sizin gibilerden razi olsun ve gönülden hizmet edenlerin sayisini artirsin.. Kimin olduğunu hatırlamıyorum ama sizinkine benzer bi yazi daha okumuştum, üzüldüğüm konu; insanların Suriyelilere kiralık bile olsa ev vermek istememeleri ve hatta verenlerin de evin değerinin dört beş katı kira istemesi idi. Sevindiren konu ise; bunların yani sıra sizin gibi içinde Allah korkusu ve merhamet bulunan insanların varlığı... Rabbim yaptiğimiz bütün işleri yalniz kendi rizasi için yapabilmemizi nasib etsin.. Amin.. Litvanya'dan E.A..

aileBiz dedi ki...

Barınma, karnını doyurma.. böyle durumlar da yardım etmek için "insan" olması kâfi.. Hele ki bir müslümanın bunu teklifsiz yapması gerekir...

Duaniza gönülden amin diyorum.. Tanışmak için de sabırsızlaniyorum:)

mervesafa dedi ki...

Ben bu yazıyı nasıl atlamisim. Gözlerim doldu. Rabbim sayınızı arttrsin. ..

aileBiz dedi ki...

SayıMızı arttırsın inşaAllah...

Yusuf ve Yunus`un annesi dedi ki...

Allah razı olsun okurken duygulandım agladım ınankı. yurtdısında Surıyelı aılelerın ne durumda oldukları pek yansıtılmıyor sankı dunyanın obur tarafında katledılen cocuklar yokmus gıbı davranıyor herkes eeee olen musluman olunca burdakıler umursamıyor ve maalesef ben de neler oldugundan haberdar olsam da zamanla ınsan ıcınde bulundugu rahatlıktan dolayı hıssızlesıyor mu ne. Allah razı olsun hatırlattıgın ıcın.

Dıl konusunda haklısın bız burda almanac konusuyoruz bır an once ıng ve arapca kursuna baslıcam

bu arada benım bloguma uye olmussunuz ordan buldum sızı ben de sızı takıpteyım

aileBiz dedi ki...

Biz "bir" olmazsak, işene gelenler bu durumu hep böyle devam ettirecek... günden güne artan durum bu :(
Ama her şey insanlar için biz kalkarsak yattığımız yerden her şey daha güzel olur inşaAllah...

Görüşelim inşaAllah :)

En Son İki Kızım Vardı!

Kalıcılık için "kalem" şart. Ertelediklerimin yarısı uçup gidiyor. Ara verdikten sonra yeniden yazmak heyecanlı ve garip. Ar...