19 Mart 2011 Cumartesi

Kadın ve Erkeğe Mizahi Bakış

Bu yazı Nevzat Tarhan’ın “Kadın Psikolojisi” adlı kitabının son bölümünden alıntıdır:
(:
Bilgisayarın Cinsiyeti
Öğretmen, öğrencilerine sorar: “Bilgisayar erkek midir, dişi mi?”
* Kız öğrenciler:  ”Bilgisayar erkektir. Çünkü soruları çözmek için yapılmalarına rağmen ömürlerinin dörtte üçünü problem çıkararak geçirirler. Daha da önemlisi, bir tane aldığınız zaman biraz daha sabretseydiniz daha gelişmiş modeline sahip olabileceğinize görüp pişman olursunuz ve sık sık kilitlenirler.”
* Erkek öğrenciler:  ”Bilgisayar dişidir, çünkü onun mantığını yapıcısından başkasının anlaması mümkün değildir. Yaptığınız en ufak hatayı hafızasına kaydeder, unutmaz, tekrar tekrar önünüze koyar. Ayrıca bilgisayar aldıktan sonra asıl parayı aksesuvarlarının tuttuğunu görürsünüz.”
Sorular
Soru: Erkek kadının elini neden tutar?
Cevap: Bıraktığı zaman alış verişe gideceği için.
Soru: Düşünme yeteneklerinin % 90′ını kaybetmiş erkeğe ne denir?
Cevap: Dul.
Mutluluk
Bir erkekle mutlu olmak için onu çok iyi anlayıp, az sevmek gerekir.
Bir kadınla mutlu olmak için onu çok sevmek, anlamaya çalışmamak gerekir.
(:

12 Mart 2011 Cumartesi

Kar

Bu onun ilk karı görüşü değil aslında...
Geçen sene bu zamanlar 14 günlük olan minik gözler, bulanık da olsa karı görmüştü... Şimdi ise minik ayaklarıyla karda iz bırakıyor... :)
Biz de bir çok kişi gibi karı özlemiştik ve biraz tutunca hemen kavuştuk kara... Artık kendi hislerimizden çok kızımızın kine öncelik veriyoruz galiba...
Camdan bakarken de çok şaşkındı, aşağıya kara inince de aynı şaşkınlıkla ve dikkatle her yeri izledi. Dün yemyeşil olan yerler bugün birden bembeyaz olmuş... Kara dokundu, elinde eriyip yok oluşuna tam anlam veremedi herhaldeki aynı bakışlar devam etti... Sonra karda oynayan diğer çocukları görünce hemen onlara doğru koştu ve onları izledi...

http://www.flickr.com/photos/60336247@N02/5514646294/in/photostream/MOV06737
Kara yattı-bulandı, karda yürüdü-düştü, babasıyla kaydılar ve bu çok hoşuna gitti.
Bir insanın karı ilk görüşüne ve tepkisine şahit olduk. Bir çocuk, gerçekten her şeyi yeniden fark etmenizi sağlıyor ve mutluluğunuzu, huzurunuzu, şükrünüzü arttırıyor...


7 Mart 2011 Pazartesi

Emzik Devri

Üniversite birinci sınıftayken 'psikolojiye giriş' dersini veren hocamız "Vücudumuz muhakkak bir şeylere alışacak, mühim olan iyi şeylere alıştırmaktır" demişti. Alışkanlıklar kaçınılmaz ve iyi alışkanlıklar güzeldir.

Konuyu emziğe getirirsek;
Bu cumartesi yani beş martta birden emzik gözüme fazlalık göründü. Artık Zynp Hnn bir yaşına da girdi, şimdi bıraksak iyi olur dedim. Ve emziği vermedim, Zynp Hnn'm de istemedi ve olay bitti! :)  Herhangi bir yol, yöntem denemeye gerke kalmadan, bir anda... Tabii bunda etkili olduğunu düşündüğüm şeyler;
*   Kızımın emziğe çok düşkün olmaması, gün içerinde değil yalnızca uykuya dalarken kullanmamız (Böyle olduğu için kademeli olarak azaltmaya gerek kalmadı.)
*   Doğduğundan beri hiç biberonla beslenmedi. Şu an bazen alıştırma bardağından bazende direk bardaktan içiyor içeceklerini
*   Şu an da emzirmeye devam ediyor olmam (Ki bence en büyük etken bu! Tabii bu benim mesaimi arttırdı. Umarım geçiş döneminden sonra daha iyi olur... İkisinden birini bıraktırmak daha zor olacak gibi...
*   Şu an nesnelere pek takılmadan ihtiyacını gidermesi ("İlla emziği istiyoruum" gibi bir dillendirme yok, emme ihtiyacı var ve bunu daha sıcak, huzurlu ve tam da istediği şey olan annesinden karşılıyor...)
Velhasılı birden bitti ve bu beni çok sevindirdi; hem kızımın emziği bırakması hem de bu kadar kolay oluşu... Darısı her isteyene olsun... :)

En Son İki Kızım Vardı!

Kalıcılık için "kalem" şart. Ertelediklerimin yarısı uçup gidiyor. Ara verdikten sonra yeniden yazmak heyecanlı ve garip. Ar...