11 Kasım 2012 Pazar

Nemira

Bir misafir var evinizde, kıymetli bir misafir...
Bundan böyle sizinle kalacak. Onu tanımalısınız...

Nelerden hoşlanır acaba, hangi yemekleri sever, hangi rengi beğenir, nelere üzülür, nelere sevinir?

Sağ yanağındaki gamzeden, hemen altında- boynunun sağ tarafındaki küçük lekeden haberiniz olduğunu biliyor mu?
Ya o minik parmaklarının her birinin sizin için ne denli kıymetli olduğunu...

Gizemli, sürükleyici ve baştan sona sevgi dolu bir tanışma daha... 
Hamdolsun O'na ki, ikinci kez yaşattı bunu bana...

Şu yoğun günlerin arasında  kısa kısa - Mrym Nemira...


15 Ağustos 2012 Çarşamba

Göçüyoruz...

Durumumuz yeni netlik kazandı ve bir anda yükledik tüm eşyaları,
şimdi bir arabanın içinde küçük bir valiz ve dördümüz varız; 
ben, sevgili ve kızlarımız...

Alıp başımızı hatta aLMAyıp başımızı gitsek mi ki?!  :)

14 Ağustos 2012 Salı

Kadir Kıymet

Ey vahyin muhatabı! Kur'an indiği geceyi bir ömre bedek kıldı.
Aynı vahyin senin hayatına inmesi durumunda, ömrünü kaç ömre bedel kılmaz ki?

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Uyusun da Dinlensin Anne!

Bizde mi bir sorun var, yoksa herkes mi böyle?!
Şu "iki çocuklu hayatta" beni tek zorlayan şey; şu iki gevezeyi uyutmak!

M.Nemira ablasına benzemiyor, daha çok uyuyor derken, o da uykuyu yitirdi!
Z.Hanne "biz hiç uyumıyycaz ki anne! hehe ((:" diye geziyor.

Kendi uyumadığı gibi kardeşinin uyuma ihtimali olan zamanları da titizlikle provoke ediyor!
Eni sonu ya mızmızlanarak ya da vücudu bunca yorgunluğa dayanamayarak bir yerde sızıyor.

Uykuzluk salt görüldüğü gibi değil ki. Tahammülü azalıyor insanın, her şey dağ oluyor gözünde!

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Diploma Heyecanı !!

Farklılık.. Çeşitlilik.. Güzellik.. İnsanlık..
Hoşgörü.. Kardeşlik.. Özgürlük.. Falaaan Filaaan!..

Keşke bunlar gerçek olsa, hiç değilse "üniversite" adını alan kurumlarda..


2008 de mezun olduğum üniversite-den diplomamı dün aldım. Kimsenin saygısızca söz, tavır, bakış ve muamelesine maruz kalmadan, sevgili ve iki çocuğumla diplomamı aldım, cübbemi giydim, yemin ettim, tebrik edildim ve güne mutlu mesut devam ettim.

Şimdiye kadar geçici mezuniyet belgesiyle idare ediyordum..
Neden mi?

30 Haziran 2012 Cumartesi

İlk Rüya...


Dün sabah baktım uyanmak üzere, kardeşiyle beraber yanına uzandık. Hemen gözlerini açtı, gülümsedi ve
-"Anne ben trene bindim biliyor musun?" dedi.

Şaşırdım tabii, 'rüyanda mı gördün' diyecektim vazgeçtim,
-"Ne zaman?" diye sordum.

1 Haziran 2012 Cuma

Baba Olmak...

Ben anneyim ve elbette baba olmakla bir yazı yazacak değilim.
Lakin sevgiliyi, kızlarımla öyle görünce bu güzelliğe bir çift laf söyleyesim geldi.

Annelik; tarifi zor eşsiz bir hal elbette, ama
gözünden, yüzünden ve emeğinden anlaşılan o ki baba olmak da çok benzer bir hal...

Böyle güzel bir eş, kızlarımıza böyle güzel bir baba olduğun için...

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Evde Bir Bayram Havası

Hamdolsun ikinci yolcumuz, kerimemiz, emanetimiz, Mrym Nemira'mız bizimle artık...

Çok güzel bir halmiş bu hal... Allah daim etsin, isteyen herkese nasip etsin inşaAllah...

Zynp Hanne'yi sorarsanız, kardeşini büyük bir aşkla seviyor, gelene gidene "Baak kardeşim geldi işte, benim kardeşim:)" diyor. Bakalım gün geçtikçe neler olacak! :)

26 Mayıs 2012 Cumartesi

Anlam Katmalı...

Bir kimse elma götürüyormuş sevdiğine...
Derviş (bir yandan elindeki tesbihle tevhid çekerken) sormuş;
- Kaç tane elma var sepette?

Kız cevap vermiş;
- İnsan sevdiğine hediye götürür de sayar mı? 

Derviş elindeki tesbihin ipini hemen kırıvermiş...


En az sevdiğimizden başlayalım düşünmeye, taa en zirvedekine kadar...
Sayıyla, hesapla yapılanlar, alınanlar, söylenenler, yapılan dualar...

25 Mayıs 2012 Cuma

Aylar Yıllar Sonra...

Doğumunun üzerinden günler aylar yıllar geçti. (2 yıl 3 ay 1 gün :)
Bugün-yarın bir sıfat daha eklenecek benliğine; "abla" :)

Görünür de yalnızca -emme ve tutma- refleksleriyle geldiğin bu dünyada, inanılmaz bir öğrenme hızıyla büyüdün. İşte kısa kısa Zynp Hanne.....

---------------
İster bloga ister deftere, en başta 'kendiniz' hatırlayın diye, ama mutlaka bir yerlere yazın bence. Unutmam zannettiklerimiz bir zaman sonra kayboluyor, akıl defterinin karmaşık sayfalarında.
İnsanoğlu beşer, unutur, şaşar...

18 Mayıs 2012 Cuma

MARY and MAX

İlk olma "Max and Mary"ye kısmetmiş. İşte bir film...
BENCE: 
Film aslında çok acıklı bir senaryoya sahip lakin animasyon oluşundan olacak ki, keyifle izlediğiniz duygusal bir film oluveriyor.
Özellikle mektuplaşmaları esnasında çok manalı bulduğum sözler var, bir de oldukça komik ve keyifli sözler! :)
Bunun yanında asperger sendromuna dair güzel bilgiler edinebileceğiniz bir film. Max kendini bu manada çok güzel ifade ediyor.

FİLMDEN KESİTLER:
(Bu sözler üzerine uzun uzun konuşulabilir belki ama kısa kısa okuyup uzun uzun düşünmek daha çok fayda sağlayabilir! Buyrun...)

* "...kendimi bütün kusurlarımla kabul etmeliymişim ve bu kusurlarımızı kendimiz seçemeyiz. onlar bizim birer parçamız ve onlarla beraber yaşamak zorundayız." max

* "...seni affetmemin sebebi kusursuz olmaman, sen kusurlusun ben de öyleyim. bütün insanlar kusurlu..." max

* "...akrabalarımız Tanrıdan gelir. Çok şükür arkadaşlarımızı kendimiz seçebiliriz." max
* Dr. Bernard Hazelhof bana buzdolabımdan daha ağır olmamam gerektiğini söyler. Ve de kafamdan büyük olan hiçbir şeyi yememem gerektiğini.. Bir keresinde kafamdan büyük bir karpuz yemiştim ama hepsini bir kerede bitirmemiştim. max (:

15 Mayıs 2012 Salı

Sanal Dünya !

Dün akşam ailecek oturduğumuz, tıpkı diğer günler gibi bir gündü, ta kiii bilgisayara takılı olan harici bellek birden çalışmayana kadar!! Durduğu yerde, birden bire, hiç yoktan! 

Tüm belgesel, müzik, film, döküman arşivimiz bir anda yok oldu. Var mıydı ki?!! Hepsini küçük bir kutunun içine sığdırdığını sanarsan ve dahası ona güvenip şu "sanal dünya"da yedeklemezsen işte böyle olur!

Çok üzüldüm üzülmeye ama yapacak bir şey yok! Ama baştan başlayacağım, şöyle temizinden -yedekli- bir arşiv yapacağım inşaAllah...
Tesellim o ki; kişisel fotoğraf ve videoların yedekli olması. Yoksa baştan yapacak motivasyonu bulamazdım!


Şu sanallık da bir daha ders oldu bana! Her işte bir (belki de daha çok) hayır vardır...

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Kanguru ve İnsan



Çokca belgesel izleyince bir çok şeyi biliyorum sanıyordum ama kanguruların yavruları ile ilgili bir şeyi yeni gördüm!

2 Nisan 2012 Pazartesi

Bezleri Attık...

Bu yazıyı tamamen anne kimliğimle yazıyorum. Teorik de bildiklerinin yanında pratikte neler oluyor... İlgilenene faydası dokunur belki... (Yazının bazı yerlerinde kitaplar da böyle yazmıyor ama, sen nasıl psikolojik danışman-pedagogsun demeyin!:)

Konu; TUVALET EĞİTİMİ...

24 Şubat 2012 Cuma

Büyüyorum ama Yaşlanmıyorum


Bundan tam iki sene önce,

Minik bir beden ilk nefesini aldı...
Bir kadın ilk kez anne, bir adam ilk kez baba oldu...

İşte bugünün anlamı arttıkça artıyor hayatımda, ne hoş bir tevaffuktur... Yine bir "kutlu doğum" günü iki kişi oluşumuz gibi, şimdi de üç kişi olmuştuk.

21 Şubat 2012 Salı

Hacc: Özel miyim Sıradan mı

"Hacc 'o an'la bitmiyor, ömür boyu sürmek üzere yeni başlıyor..."

Hataya düştüğümde beni daha hızlı kaldıracak bir şey var artık; verdiğim söz,
yaşadığım anlar ve o an-lardan biri:

Biliyorum ki yeryüzünde hatta kainatta şu ana kadar gelmiş geçmiş insan, varlık sayısı, benim tasavvurumun çok ötesinde ama ben Allah'ın yanında her daim özelim... Sende... O'da...

Farklı şeyler gibi görünse de; insanın hem bir topluluğa ait olma ihtiyacının hemde bireysellik ihtiyacının köküne sapına kadar karşılandığı bir hal...

19 Şubat 2012 Pazar

HACC: üç nokta...

HACC.
Yaşanmadan anlatılamayacak bir hal.
Yaşadıktan sonra da konuşarak anlatamayacağın bir hal.
(Neden yazıyorsun derseniz; bir çaba işte, "anlatmazsam duramam" dedirten bir duygu...)

Gördüm ve yaşadım ki; herkes kendi payına düşeni alıyor oradan. Ve hiç bir anlatan tarif edememiş orayı, bana... Çok farklıymış... Hacc da umreden daha farklıymış...

Hiç bir yerde oradaki gibi namaz kılamayacağım.
Burada böylece kalayım, namaz hiç bitmesin, yüreğimin yangını damla damla aksın gözümden...

1 Şubat 2012 Çarşamba

Çook Kar

İleride torunlarıma anlatacak kadar çoook kar gördüm. Eğer onların zamanında bu kadar çok kar olmazsa dikkatlerini çekebilir.
Teknoloji hangi aşamada olur bilmem ama şu günkü şartlarda çektiğim fotoğrafları da gösterebilirim! :)

Kar tutkunu kızımızın elindeki  de "kardan bebek", kardan adam değil yani...

26 Ocak 2012 Perşembe

7

Yedinci yılına girdi;

Yeni bir ömre 'bismillah' diyeli..
Hiç bir şeyin hesabını yapmadan ortaya yalnızca 'gönlümüzü' koyalı..

Böyle başladı diye mi bilinmez hala saf, pak bu aşk..
Yıllandıkça değerlenen..
Ve dahası meyveleri; emanetlerimiz kızlarımız..

4 Ocak 2012 Çarşamba

O MENİMM

Bir buçuk yaşıyla başlayan ve şu sıralar 22 aylık olan sincabı fazlasıyla sarmış olan "benlik" oluşturma kaygısı...
Ben mutfaktayım, kızımsa içeride. Yanıma geliyor;
-Annee, o benim yapıyo vermiyo!

Kim neyi vermiyor diye içeri gidiyorum ve olayı anlıyorum:
Yeşil kapaklı kavanozun kapağını, beyaz kapaklı kavanoz vermiyormuş. Kapakları yanlış takmış ve tekrar çıkartamamış. Onun bunu anlatma şekli ise böyle; kavanoz o benim yapıp diğerinin kapağını vermiyormuş!:))

En Son İki Kızım Vardı!

Kalıcılık için "kalem" şart. Ertelediklerimin yarısı uçup gidiyor. Ara verdikten sonra yeniden yazmak heyecanlı ve garip. Ar...