21 Şubat 2012 Salı

Hacc: Özel miyim Sıradan mı

"Hacc 'o an'la bitmiyor, ömür boyu sürmek üzere yeni başlıyor..."

Hataya düştüğümde beni daha hızlı kaldıracak bir şey var artık; verdiğim söz,
yaşadığım anlar ve o an-lardan biri:

Biliyorum ki yeryüzünde hatta kainatta şu ana kadar gelmiş geçmiş insan, varlık sayısı, benim tasavvurumun çok ötesinde ama ben Allah'ın yanında her daim özelim... Sende... O'da...

Farklı şeyler gibi görünse de; insanın hem bir topluluğa ait olma ihtiyacının hemde bireysellik ihtiyacının köküne sapına kadar karşılandığı bir hal...

Gözün, hayalin alabildiğine insan, herkes bir simge olan Kabe'nin etrafında dönüyor. Her boy, her renk, her hal.. milyonlarca insan...
Ben kendi dünyamda, kendimi ne kadar da büyütmüşün meğerse... Meğerse o kadar insan arasında ne kadar "sıradan"ım, FAKAT bunun yanında her bir parmak izimin, yüzümün, gözümün apayrı oluşu gibi her telime kadar "özel"im...

Milyonlarla beraber "tek bir Allah'a" yönelmekten, aynı duayı etmekten, beraber secdeye kapanmaktan duyulan haz. 
Bak... Bende 'bir olan Allah'a yöneliyorum! 

Bu kadar genellik...
Bu kadar özellik...

Böylesi iki uç bir bütün olur mu?
Meğerse bütün bu mu?
Ben nerden bakıyorum; pencerenin çerçevesine mi, pencereden dışarıya mı?
Bu nasıl bir his ya hu!...
Peki şimdi ne yapıcam?
Hangi uc-a yaklaşmalı?
Yoksa ortasını mı bulmalı?
DENGE... Altın kelime mi?
Hayat 'denge' mi?
Dengeyi nasıl kurmalı?
Kime göre ve nasıl?
Hayatın bir anlamı ve amacı var sanırım!...

4 yorum:

Adsız dedi ki...

hayatın bir anlamı ve amacı olduğu kesin bu denge içerisinde Peygamberimiz(S.A.V)in "Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışın." hadisini unutmamak lazım.... dyg

Ben Kızımın Delisiyim dedi ki...

Çok güzel bir yazı, hacc hepimize nasip olur inşallah..

Adsız dedi ki...

Merhaba, cocukla beraber hac konusunu netten arastirirken karsima cikti bu yazilariniz. kizinizla yasadiginiz hac deneyimlerini de paylassaniz bizimle ne guzel olur... Sanirim anadolu pedagojisi mail grubuna da uyesiniz, orda da bir suredir bu konu konusuluyor, sizin mailiniz var mi bu konu ile ilgili diye baktim fakat goremedim. Tecrubeli birilerinin tavsiyelerine cok ihtiyacimiz var. Ne hacca ne umreye gidememis biri olarak cocukla umre olabilir gibi gorunse de cocukla hac konusunda hem daha cok tereddut yasaniyor hem de cevreden cok zorlanirsiniz, cocuga yazik, ibadetlerinizi rahat yapamazsiniz vs gibi tepkiler geliyor.Eger nasip olursa bu seneki hac mevsiminde kizimiz 2 yasinda olacak. Kura cikar mi cikmaz mi bilmiyoruz ama kayitlarin basladigi su donemde o heyecani yasamaya basladik bile...

aileBiz dedi ki...

Hayırlısıyla, hayırlıysa nasip olur inşaAllah :)
Bize de 4. yılda çıktı. İşte o yıl, 2011, ben hem hamileydim hem de 19 aylık bebeğimiz vardı.

İki çocuklu olunca vakit sıkıntısı çekiyorum ve henüz notlarımı yazamadım. Ayrı bir blogda yoplayacağım hepsini inşaallah. Size yetişir mi bilmem! :)

Kısaca;
Şimdi olsa yine çocukla giderim kesinlikle...
Fiziksel zorluklarına rağmen o anları onsuz yaşasaydım yarım kalırdı, eksik kalırdı, aklım kalırdı...

Biz 21 gün gittik, fazlası çocukla zor. Bu 21 günün ilk 10 günü farklı son 10 günü farklıydı. Son 10 gün hasta oldu kızım ve evi çok aradı. Bende hamile olunca fiziksel olarak zorlandığım zamanlar oldu..

Sonuç olarak şu an 35 aylık ve her "Lebbeyk" nidasına eşlik ediyor. Ben Kabe'ye gitmiştim, bana orada şeker vermişlerdi, beni çok sevmişlerdi. diyor, namazı, Kabe^yi ,zemzemi, hurmayı, tavafı vb. pek çok hal ile hemhaşır, insanlar onu "küçük hacı diye seviyor ve bu durumdan mutlu oluyor.. Hacc orada yaşanıp BİTMİYOR, aksine yeni başlıyor...

En Son İki Kızım Vardı!

Kalıcılık için "kalem" şart. Ertelediklerimin yarısı uçup gidiyor. Ara verdikten sonra yeniden yazmak heyecanlı ve garip. Ar...