30 Mayıs 2012 Çarşamba

Evde Bir Bayram Havası

Hamdolsun ikinci yolcumuz, kerimemiz, emanetimiz, Mrym Nemira'mız bizimle artık...

Çok güzel bir halmiş bu hal... Allah daim etsin, isteyen herkese nasip etsin inşaAllah...

Zynp Hanne'yi sorarsanız, kardeşini büyük bir aşkla seviyor, gelene gidene "Baak kardeşim geldi işte, benim kardeşim:)" diyor. Bakalım gün geçtikçe neler olacak! :)

26 Mayıs 2012 Cumartesi

Anlam Katmalı...

Bir kimse elma götürüyormuş sevdiğine...
Derviş (bir yandan elindeki tesbihle tevhid çekerken) sormuş;
- Kaç tane elma var sepette?

Kız cevap vermiş;
- İnsan sevdiğine hediye götürür de sayar mı? 

Derviş elindeki tesbihin ipini hemen kırıvermiş...


En az sevdiğimizden başlayalım düşünmeye, taa en zirvedekine kadar...
Sayıyla, hesapla yapılanlar, alınanlar, söylenenler, yapılan dualar...

25 Mayıs 2012 Cuma

Aylar Yıllar Sonra...

Doğumunun üzerinden günler aylar yıllar geçti. (2 yıl 3 ay 1 gün :)
Bugün-yarın bir sıfat daha eklenecek benliğine; "abla" :)

Görünür de yalnızca -emme ve tutma- refleksleriyle geldiğin bu dünyada, inanılmaz bir öğrenme hızıyla büyüdün. İşte kısa kısa Zynp Hanne.....

---------------
İster bloga ister deftere, en başta 'kendiniz' hatırlayın diye, ama mutlaka bir yerlere yazın bence. Unutmam zannettiklerimiz bir zaman sonra kayboluyor, akıl defterinin karmaşık sayfalarında.
İnsanoğlu beşer, unutur, şaşar...

18 Mayıs 2012 Cuma

MARY and MAX

İlk olma "Max and Mary"ye kısmetmiş. İşte bir film...
BENCE: 
Film aslında çok acıklı bir senaryoya sahip lakin animasyon oluşundan olacak ki, keyifle izlediğiniz duygusal bir film oluveriyor.
Özellikle mektuplaşmaları esnasında çok manalı bulduğum sözler var, bir de oldukça komik ve keyifli sözler! :)
Bunun yanında asperger sendromuna dair güzel bilgiler edinebileceğiniz bir film. Max kendini bu manada çok güzel ifade ediyor.

FİLMDEN KESİTLER:
(Bu sözler üzerine uzun uzun konuşulabilir belki ama kısa kısa okuyup uzun uzun düşünmek daha çok fayda sağlayabilir! Buyrun...)

* "...kendimi bütün kusurlarımla kabul etmeliymişim ve bu kusurlarımızı kendimiz seçemeyiz. onlar bizim birer parçamız ve onlarla beraber yaşamak zorundayız." max

* "...seni affetmemin sebebi kusursuz olmaman, sen kusurlusun ben de öyleyim. bütün insanlar kusurlu..." max

* "...akrabalarımız Tanrıdan gelir. Çok şükür arkadaşlarımızı kendimiz seçebiliriz." max
* Dr. Bernard Hazelhof bana buzdolabımdan daha ağır olmamam gerektiğini söyler. Ve de kafamdan büyük olan hiçbir şeyi yememem gerektiğini.. Bir keresinde kafamdan büyük bir karpuz yemiştim ama hepsini bir kerede bitirmemiştim. max (:

15 Mayıs 2012 Salı

Sanal Dünya !

Dün akşam ailecek oturduğumuz, tıpkı diğer günler gibi bir gündü, ta kiii bilgisayara takılı olan harici bellek birden çalışmayana kadar!! Durduğu yerde, birden bire, hiç yoktan! 

Tüm belgesel, müzik, film, döküman arşivimiz bir anda yok oldu. Var mıydı ki?!! Hepsini küçük bir kutunun içine sığdırdığını sanarsan ve dahası ona güvenip şu "sanal dünya"da yedeklemezsen işte böyle olur!

Çok üzüldüm üzülmeye ama yapacak bir şey yok! Ama baştan başlayacağım, şöyle temizinden -yedekli- bir arşiv yapacağım inşaAllah...
Tesellim o ki; kişisel fotoğraf ve videoların yedekli olması. Yoksa baştan yapacak motivasyonu bulamazdım!


Şu sanallık da bir daha ders oldu bana! Her işte bir (belki de daha çok) hayır vardır...

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Kanguru ve İnsan



Çokca belgesel izleyince bir çok şeyi biliyorum sanıyordum ama kanguruların yavruları ile ilgili bir şeyi yeni gördüm!

En Son İki Kızım Vardı!

Kalıcılık için "kalem" şart. Ertelediklerimin yarısı uçup gidiyor. Ara verdikten sonra yeniden yazmak heyecanlı ve garip. Ar...